Bu filmi seyrettiğim için kendimi şanslı mı görsem yoksa huzursuzlaşsam mı bilemedim. Fakat şimdi azar azar yerleştirebiliyorum düşüncelerimi...
Film bence ona en uygun kapak resmine sahip. Sırp Filmi protestliğin en vurucu örneği. Kapaktaki ana karakter Milosh'un o çığlıklı, haykırışlı ve az buçuk dehşetli ifadesi filmin başından sonuna kadar her saniyesini özetliyor. Gerek izleyip filmin algısına ulaşan izleyici, gerek bu algıyı empoze etmeye çalışan tüm film ekibi -iki farklı grup da- esasında 104 dakikayı bu ifadeyle noktalıyor.
Film insana görüntünün ardını göstermeyi hedefliyor. Bu esnada görüntü sizi öyle çok sarsıyor ki, görüntünün ardındaki düşüncenin ne kadar güçlü olduğuna baştan ikna olmuş oluyorsunuz.
Filmin temeli "porno sektörü"ne dayalı. Baş karakter eskiden porno oyunculuğu yapmış sonra evlenip ailesini oluşturmuş sıradan bir adam. Baş karakterin etkileşimde olduğu insanlar da ailesi ve porno sektörü hizmetkarlarıyla sınırlı. Film boyunca pornonun her türlüsüne rastlamak mümkün. Ölüm pornosundan tutun sadist-mazoşist pornoya, çocuk pornosuna, yetişkin pornosuna kadar, "porno kültürü" sonuna kadar kullanılmış.
Akılda kalıcılık ve "rahatsızlıkla bağlantılı etkileyicilik" söz konusuyken de bana bu tema amaca çok uygun ve doğru geliyor.
Filmdeki şiddet ve tüm brutal öğeler başlı başına kalsalar bu kadar yıkıcı bir misyon üstlenemezler bana kalırsa. Sapkın bir yönetmenin sapkın filmi olarak kültleşir, frapan bir türün simgesi olur ve belki de "gore" türde beğenilere sahip kişiliklerin başucu eseri olurdu. Kimilerinin "hasta" olarak nitelendirip, kimilerinin "muhteşem" diyebileceği bir ölçüde.
Fakat filmdeki brutal öğeler içerisinde duygusallık ve ahlak barındıran bir dünyaya, bir "aile"ye müdahil oluyor!
İşte seyirci üzerinde tüm "yıkım"ın başladığı, filmin içerisindeki tüm "fikir"lerin empoze edilmeye başlandığı, filmi yalnız brutal bir film olmaktan çıkarıp ardındaki felsefi duruşu izleyiciye aktarmaya başladığı temel nokta bu.
Filmi çöplük bir görsel eziyetten, etkili ve düşündürücü bir yapıta dönüştüren kırılma noktası bu.
Haliyle akıl almıyor. Akıllara zarar geliyor. Büyük harflerle tekrarlıyoruz: A-İ-L-E ! Üzülüyoruz mutlu olmaya çalışan bir ailenin iç ve dış kuvvetlerce film boyunca çökertilişine.
Filmin içerisinde Sırbistan, Avrupa, Amerika, Rusya kısacası Yugoslavya'yla tarihi boyunca ilişkide bulunmuş her türlü yer üstü ve yer altı millet var. Bu durumlar filmdeki kurum ve karakterlerle simgeleştiriliyor ve aslında filmin yıkıcı etkisi tükendiğinde geri dönüp bakıldığında çok kolay analiz ediliyor.
Bu anlamda ilk seferde, bu politik altyapıdan habersizken izlendiğinde, zihin görselliğe takılı kaldığından, film kendini çok çok kolay ele vermiyor.
Filmden kalan güzel şeylerden biri de soundtrack'i. Wikluh Sky - Pazi Sta Radis parçası elektronik-dubstep müzikten hoşlananların seveceği, hoş bir parça.
Sonuç olarak bu film ciddi ya da gayriciddi film sevenler için değil, kendini görsellikteki iğretiye kaptırmadan filmin anafikrine odaklamak isteyecekler için. Seyir boyunca göze çarpacak iğretiyi ve ruh yıpratıcı sahneleri uykusuz bir kaç gece ile tamamlamaya razı olup kafasını kurcalatmayı sevenler, tatlı rahatı sevmeyenler için.
Filmde hoşa gidecek ya da ruhu okşayacak tek bir sahne yok!
İzlenilesi olmayan izlenmesi gereken bir film "Sırp Filmi". dünya siyasetinin; birliğini, kendini koruyamamış ülkelerin, saldırıya uğramış hayatların anlatıldığı, "gerçeklerin acı olduğu" bir film.
